Psikolojik Açıdan Burun Estetiği
Burnunda şekil bozukluğu olduğunu düşünen kişi sosyal ortamlarda davranışlarını kısıtlar. Özellikle profil ve toplu fotoğraf çektirirken zorluk çeker ve rahat hareket edemez.
Fotoğrafa baktığında ise ilk odaklandığı burnu olur ve diğerlerinin de algısının bu yönde olduğunu düşünür. Burnunun güzel görünmediğini düşündüğü resimlerini ise silme yoluna gider. Kişinin çoğu zaman dikkati kendi ve diğerlerinin burun şeklindedir.
Bu durumla uğraş günlük yaşamında oldukça sık yaşanır. Sosyal ortamlarda istediği gibi davranamayan kişi gergin ve huzursuz olamamak için bu ortamlardan olabildiğince kaçınmaya çalışır. Sonuç olarak, kişinin yaşam kalitesi bozulmaya başlar.
Burun estetiğine başvuran kişi ilk adım olan bu sürecin etkisiyle moral ve motivasyon kazanmaya başlar. Günlük hayattaki olumsuzluklara karşı toleransı düşen birey, bu umutla yenilenme sürecine girer.
Operasyon sonrası kişinin özgüveni belirgin biçimde artar. Daha fazla fotoğraf çektirir, burnu ile olan uğraşı ortadan kalkacağı için sohbetlerden ve sosyal ortamlardan keyif alır. Benlik saygısı artan kişinin olumlu etkileri iş ya da okul gibi diğer alanlara da yansır.
Ameliyata Hazırlık Sürecinde Ne Yapmalıyım?
Kişi burun estetiğine karar verdikten sonra beklentileri ve operasyonu hekimle detaylı konuşmalıdır. Burun estetiği kişiye özel bir müdahaledir. Ayrıca beklentilerin ortak olması belirsizliği ortadan kaldırırken ameliyat sonrası psikolojik iyilik halini olumlu etkiler.
Operasyona karar verirken ya da operasyon günü yaklaştıkça kişinin kaygı düzeyi artar. “Tehlike algısı” kavramı bu durumu açıklar. Zihin ameliyat düşüncesini tehlike olarak algılar. Kaygı ise kişinin tehlike algısına verdiği yanıttır.
Organizma verdiği tepkiyle tehlikelerden korunmayı amaçlar. Bu durum oldukça doğal bir tepkidir. Ancak bu tepki genellikle günlük yaşamı etkileyecek düzeye ulaşmaz.
Ameliyat öncesi endişeyle baş edebilmek için uzmanlar açık havada tempolu yürüyüşü ve kişinin sevdiği etkinlikleri yapmasını önerir. Olumsuz düşüncelerle baş edebilmek için ise kişi iç diyalog yaparak olumsuz düşüncelere karşı olumlu alternatif düşünce üretir.
Olumsuz düşüncelere gün boyu maruz kalmak var olan kaygıyı daha artırır. Bu nedenle kişi dikkatini başka bir uyarana kaydırmalıdır.
Ameliyata yönelik endişeli düşüncelerin gün boyu olması, işe ya da okula odaklanma zorluğu, gerginlik, huzursuzluk, operasyona yönelik kararsızlık, uyku ve iştah sorununa yol açarak stres düzeyini artırır.
Araştırmalar ameliyat öncesi psikolojik durumun ameliyat iyileşme süreciyle yakından ilişkili olduğunu gösterir. Bu açıdan kaygıyı doğru yönetmek için ameliyata hazırlık sürecinde psikolojik destek önemlidir.
Dünya Sağlık Örgütü sağlığı; fiziksel, ruhsal ve sosyal olarak iyilik halinde olma şeklinde tanımlar.
Hekim fiziksel sağlık konusunda tedavi verirken psikolog psikolojik iyilik hali konusunda destek verir. Böylece kişi tam bir iyilik haline ulaşır.
