Bademcik ve geniz eti

Bademcik ve geniz eti

Bademcik (Tonsil) ve geniz eti (Adenoid) olarak isimlendirilen dokular lenfoid hücrelerden oluşmuştur. Lenfosit yapımında rolü vardır. Yeni doğanda anneden geçen immünglobulinler (antikorlar) nedeniyle küçüktürler. 4-6 yaş aralığınıda maksimum boyutuna geldikten sonra küçülmeye başlar ve 12 yaşından sonra tamamen kaybolması beklenir. 

                Geniz etinin normalden büyük olması burun tıkanıklığına neden olabilmekle birlikte orta kulak effüzyonlarının da sebebi olabilir. Böylece normalden büyük bir geniz eti; işitme kaybı, horlama, ağızdan soluma, ağız açık uyuma, ağız kuruluğu, özellikle gece oluşan öksürükler, burun akıntılarına neden olabilir. Geniz eti büyüklüğüne bağlı olarak gelişen sürekli burun tıkanıklığı ve ağız solunumu; ortodontik bozukluklar, yüz gelişiminde bozukluklar ve konuşma bozukluğuna yol açabilmektedir.

                Bademcikteki büyümelerde (tonsil hipertrofisi) boğazda yer kaplayıcı kitle etkisi ile hava yolunu daraltarak, horlama, rahat nefes alamama, uykuda nefesinde durma (apne) gibi sorunların sebebi olabilir. 

                Bademcik ve geniz eti büyümeleri üst solunum yolunu daraltacak boyuta ulaştığında horlama ve apne dediğimiz uykuda nefessiz kalma gibi ciddi sorunlar başlatır. Bu durumlarda mümkün olan en kısa sürede bir KBB uzmanı ile görüşülmesinde yarar vardır.

                Romatizmal ateş olarak bilinen hastalık A grubu beta hemolitik streptokoklara karşı oluşturulan antikorların yol açtığı bir komplikasyondur. Kalp kapakçıklarında bozukluklara yol açabilmektedir ki bu durum sık bademcik enfeksiyonu geçiren kişilerde vucudun kendi kendine (ürettiği antikorlar ile) saldırması sonucu oluşmabilmektedir. 

Bademcikler ve geniz eti hangi durumlarda alınmalıdır ?

                Bademcik ve geniz eti ameliyatları KBB kliniklerinde en sık uygulanan ameliyatlardan biridir. Bu ameliyata karar vermek için kullanılan iki ana başlık vardır.

Kesin ameliyat gerektiren durumlar:

·         Üst solunum yolunun bademcik ve geniz eti büyüklüğüne bağlı olarak tıkanması (horlama ve uykuda nefeste durmaların meydana gelmesi) 

·         Kötü huylu tümör şüphesi

·         Kanama 

·         Asimetrik tonsil (bir tonsilin diğerinden daha büyük olması) 

·         Beslenme ve konuşmaya engel bademcik büyüklüğü 

·         Dişlerde ve yüzde oluşan gelişim problemleri 

Göreceli ameliyat gerektiren durumlar: 

·         Sık tekrar eden (Son bir yılda 7 defa veya son iki yılda yıl başına 5'şer defa veya son üç yılda yıl başına 3 'er defa yada daha sık ateşli bademcik iltihaplanması geçirilmesi) bademcik enfeksiyonları (Bademcik ameliyatlarının büyük çoğunluğu bu nedenle yapılmaktadır.) 

·         Kronik tonsilit (müzmin bademcik enfeksiyonu) 

·         Difteri (Kuş palazı) mikrobu taşıyıcıları 

·         Kalp kapak bozukluğu olan kişiler. 

·         Bademcik ve geniz eti iltihaplanmasına bağlı olarak sık orta kulak iltihabı geçirilmesi.

·         Tonsillolitiazis (bademcik taşı) 

·         Halitozis (ağız kokusu)

·         Peritonsiller abse (bademcik dokusunun etrafında apse gelişmesi) 

·         Tonsil tüberkülozu (bademcik veremi) 

Bu ameliyatlar hangi yaşta yapılır ?

          Bademcik hastalıkları çocuk yaş grubu sorunu olarak bilinmekle birlikte erişkin içinde yukarıda bahsedilmiş kurallar geçerlidir. Ameliyata engel oluşturacak herhangi bir ciddi sağlık problemi olmayan erişkinlerde de bademcik ameliyat uygulanmaktadır. Alt yaş sınırı zorunlu haller dışında 3 yaş olarak belirlenmiştir. Üst yaş sınırını belirlemek mümkün değildir. Genel olarak ileri yaşlarda bu hastalığın görülme oranı düşüktür ve çoğu zaman basit çözümler tercih edilmektedir.

Bademcik ameliyatı riskli midir?

           Bademcik ameliyatları riski oldukça düşük orandadır. İstatistiklerde 14.000 ameliyattan birinde anesteziye veya cerrahiye bağlı ciddi komplikasyon bildirilmektedir. Ameliyat sonrası ciddi kanama oranı 5/1000 gibi düşük orandadır. Bademcik ameliyatından sonra vücudun savunma sistemi ile ilgili bir çok bilimsel çalışma yapılmış ancak net bir sonuç elde edilmemiştir. Bademcikleri alınmış insanlarda lenfositlerin bazı tiplerinin sayısında azalma gösterilmiştir. Ancak bunun klinik olarak sorun doğurduğuna rastlanılmamıştır. Bademcik ameliyatından sonra daha kolay farenjit olunduğu yolunda bir inanış vardır. Bademciği alınmış yada alınmamış insanlarda farenjit görülme oranı aynı sıklıktadır. Bademciklerin alınması farenjit olma oranını artırmamaktadır.

Tercih edilen ameliyat tekniğinin bir önemi var mı ? 

                Operasyon tekniğinin tercihi tamamen hekiminizin tecrube ve deneyimi ile alakalıdır. Her bir tekniğin kendi içerisinde avantaj ve dezavantajları vardır. Bu nedenle doktorunuz hangi teknikle kendini ve hastasını güvende hissediyor ise o tekniği tercih edecektir. 

                Kişisel pratiğimde operasyon sonrası ağrı ve kanama riskinin az olması nedeniyle soğuk cerrahi diseksiyon tekniğini tercih ediyorum. Ağız içerisinde koter kullanmayı (termal welding veya bipolar koter)  gerek ameliyat sonrası ağrıyı arttırması gerekse geç dönemde kanama riskinin fazla olduğunu düşünmem nedeniyle kullanmıyorum. 

Ameliyat sonrası iyileşme dönemi ne kadar sürüyor ? 

                Kişiden kişiye değişmekle beraber genel bir kural olarak ameliyat sonrası çocuklarda çok daha rahat geçiyor. Yaklaşık 5-7 gün içerisinde çocuk hastalar normal yemek yemeye başlarken, erişkin hastalarda bu süre bazen 10-12 günü bulabiliyor. Bu süre zarfında eğer çok fazla konuşmanızı gerektiren bir işte çalışmıyorsanız, operasyon sonrası 3. günde işinize dönebilirsiniz. 

Ameliyat sonrasında nasıl beslenmeliyim ? 

              Ameliyattan sonrası erken dönmede yani ameliyathaneden odanıza geldikten yaklaşık 4 saat sonra sade dondurma yiyerek beslenmeye başlıyorsunuz. Dondurma ağrınızı azaltma ve kanam riskini azaltma açısından önemli bir tercih. Taburcu olduktan sonraki beslenmeniz için servis hemşirelerimiz her gün için ayrı ayrı detaylandırılmış diyet listenizi size vereceklerdir. 

Ameliyat sonrası ne zaman taburcu olabilirim ? 

                Ameliyat sonrasında herhangi bir problem ile karşılaşmaz isek çocuk hastaları aynı gün erişkin hastaları ise ertesi gün taburcu edebiliyoruz. Daha önce de bahsettiğim gibi erişkin hastaların ameliyat sonrası ağrılarının çocuk hastalara göre biraz daha fazla olması nedeniyle parenteral (damardan) ağrı kesici verebilmek adına erişkin hastaları bir gün gözlem altında tutmayı tercih ediyoruz.  

Ameliyat sonrası kanama olabilir mi ? Olursa ne yapmalıyım ?

                Hangi ameliyat tekniği tercih edilirse edilsin operasyon sonrası kanama riski (%0-6 oranında) düşük de olsa her zaman vardır. Ameliyat sonrası ilk 48 saat kanama açısından en çok dikkat edilmesi gereken dönemdir. Bu dönemde boğazı kazımadan peçeteye tükürmek sureti ile kanama kontrolü yapılabilir. Pembe veya kırmızı renkte kan görülürse muhakkak doktorunuzu arayın. 

                Kanada olması durumunda paniklemeden doktorunuza haber verdikten sonra size en yakın olan hastanenin aciline müracaat edin.( eğer ameliyat olduğunuz hastane size yakın ise öncelikle orayı tercih edin) Kanama ikinci bir operasyonu gerektirebileceği gibi lokal müdahaleler ile kontrol altına alınabilmektedir. 

                Burada önemli olan; ameliyat sonrası kanamanın tespiti halinde; paniğe kapılmamak ve hekiminiz ile irtibatlı olarak kriz dönemini soğuk kanlılıkla yönetebilmektir.   


Anket

Bu internet sitesine nasıl ulaştınız ?

Kendisine muayene olmaya gittim
Ona ameliyat olmayı düşünüyorum
Kendi derdime çözüm ararken
Geçiyordum uğradım
Gönder

Faydalı Linkler